Susuyorum,Bekliyorum,Biliyorum,Ağlıyorum...




Susuyorum...
Cümlelerim küsüyor yalan dünyaya

Bekliyorum...
Sabredenlerden olmak muradıyla

Biliyorum...
Acıdan geçer sana gelen yollar

Ağlıyorum...
Farketmeden ben bile ve farkettirmeden kimseye

Kaçıyorum...
Seni üzecek ne varsa uzak kalbim onlara

Yürüyorum..
Melekler saf tutuyor benimle

Duruyorum...
Huzurunda secdeye ,derdimi sana açıyorum...

Seviyorum...
Ve senin hoşnutluğunu diliyorum sadece

Ey Rabbim ,Gözyaşlarımda umutlarımı büyüten kalbimin tek sahibi...
Hoşnutluğunu diliyorum sadece...

Alıntı

30 Nisan 2008 Çarşamba

Ey Aşk, Seni Seçtim...




Son akşam içine kapandı,

Son rüzgar kapıları çarpıp çıktı,

Son çocuk da sobelendi.

Yalnız kuşların düşleri kırıldı,

Yenleri içinde kaldı.

Ağaçların yeşil saçları zülüf zülüf esti yüzüne aşıkların.

İşbirlikçi bir meltem,

Ihlamurların kokularını ciğerlere sundu yakamoz tabağında.

Bugün hüzün yakıştı üzerime,

İyi durdu hüzün gözlerimde.

Hüzün durağında indim otobüsten.

Hüzün aynasında baktım ben’e.

Hüzün sağanağından geçtim,

Aşka hüzün doğradım…

Bağdat’ı sorsalar bilir miyim nerdedir?

Şimşekler çakarken üzerimi kim örter?

Susku mu koyarım yalnızlığımın adını?

Menekşelerin kulağına ezan okuyan kim?

Sessizlik şalına bürünen bir şehrin pırıltısından,

Aşk evleri olan camilerin suya düşen akislerinden,

Toprağa damlayan cemreden,

Uykunun sularından ve akasya dallarından vazgeçtim!

Ey aşk seni seçtim!

Ben’i geçtim…

Vazgeçtim...
Hilal Küçük Özdamar

24 Nisan 2008 Perşembe

Kuşatilmayi Bekliyorum Ya Rabbi!!




Zamanın derinlemesine indikçe kayboluyor ve adını koyamadığım dehlizlerde boğuluyorum.

Bir ses yükselir gibi oluyor ''GEL'' ...

Ve gitmek istiyorum o ''GEL ''e bu dünyadan...

Sonra bir el tutuyor elimi, yakama yapışan bir dost eli; susuyorum...

Gitmekle felahı bulamayacağımın delili olarak kabul ediyorum onun gelişini.

O gidememişliğimin zaferini kutluyorken bir hücrede ben ağıtlar yakıyorum...

Harlı bir ateşin üstündeki kara bir kazan gibi yanıyorum, cayır cayır ...

Ve sonra bir dost eli yapışıyor yakama her sirkeleyeşinde ''O rahim sıfatıyla kuşatır seni '' diyor.Susuyorum...

Ve kuşatılmayı bekliyorum...

Canımın yandığını hissediyor ve dudaklarımı sıkıyorum.

Kan yürüyen dudaklarımla ALLAH azze ve celle'yi zikrediyorum.

On'u zikrettiğim an sanki Cennet'ten bir kapı aralanıyor hissine kapılıyorum.

Hasta vücudumun sıhhati yerine geliyor sonra altın bir kap içinde.

Ve ben utanıyorum....

O'ndan gayrısına tutulan bu yüreğimi çıkarıp atmak istiyorum...

Ve her kahkaha attığımda ''cennetle mi müjdelendin'' sesi ile irkiliyor, sukuttan yana oy kullanıyorum...

Susuyorum ...

Ağlıyorum...

Ağıtlar yakıyorum...

Gafletin kancasına sıkışan elimle özgürlük işareti yapıyorum ve nefsimin esareti altında olduğumu, kısa bir süreliğine de olsa ört bas ediyor bu...

Kendimi oyalıyorum...

Ve oyalanmış olmak kısa sürüyor, canımın yandığını biliyorum ama söyleyemiyorum...

CAN YANIYOR CAN...

Başımı dayadığım bir mescid duvarında kısa süreliğine uykuya dalıyorum.

Puslu bir şafakta bana doğru gelen yemyeşil bir gövde ve ben de siyah bir gül olarak ona ilerliyorum ve uyanıyorum..

Canım yanıyor uyanmışlığıma darılıyorum...

Bütün bu kayboluşlarda yakama yapışan dost eli ile kendime geliyorum.

Kuşatılmayı bekliiyorum onun dediği gibi kuşatılmayı...


Alıntı

Ne severdim oysa...


Ne severim oysa yağmuru,
Cisil cisil yağar,süzülür göklerden,bazen boşanırcasına,
zincirini koparmış kaçarcasına bazen…
Cama çarpışı vardır hani birde,öyle sert değil,ama süzülür aşağıya doğru sanki yanakmış gibi..
Sesini duyuyormusun yağmurun?uzat bak kulağını,ama sessizliğe ver kendini önce…
Kapattın mı gözlerini,çok sıkma ama hafifçe işte…yoksa duyamazsın…duyuyormusun şimdi?
Ya toprağın kokusunu,çekiyor mu senide öylesine kendine…çamurdanız ya hani…ondan herhalde..bak çiçekler var orada,nasılda seviniyorlar…nasıl sevinmesin,abu hayat iksiri bu onların,benim ise hüznüm…
Bir de buğusunda ismin…

Ne severim oysa yağmuru,
Hüznüm geçermiki şimdi üstüme üstüme gelirken şehir,
Birde çisil çisil…hercai menekşeler,sizden bilirim firakı…
Gözlerim neden yeşile döner ıslandığında,
Islanmış…yağmurdan mı?
Kaçarım buralardan,babile..iskenderiyeye..
Kaçmak mı adı gidişlerin,
Hicret mi?
Bir yürekten,bir yürek devletine…

Ne severim oysa yağmuru,
Bir yağmurlu sabah günü karar verdim hicrete,
Bir sabah ezanında vakfeye,
Yeşil gözlerim ortaya çıkacak,ıslanacak…
Bu Pazar visal Eyüp de,
Duaya duracak…

Ne severim oysa yağmuru,
Bir de masalları…
Bana bir masal anlat baba,içinde bir visal,bir de firak olsun!


Ne severdim oysa yağmuru…


(Alıntı)

23 Nisan 2008 Çarşamba

Hiç Yüzünü Görmeden Aşık Oldunuz Mu Bİr'ine?...

Ezelde âşık olmuşum sadece bir isme...
" Bu nasıl iştir ?! " demeyin...
Ben de bilmiyorum, ama oldu işte!..
Her an şaşılacak işler olmuyor mu yerde ve gökte?..
Bir ismin peşinde koştum durdum yıllarca ümitsizce...
Acaba kimdir, bilir miyim, yüzünü görür müyüm? diye...
Ansızın karşılaşıverdim O'nunla zamanın bir yerinde...
Yer ve gökte ararken Öz'de buldum,
Sen'de ararken Ben'de buldum derler ya,
İşte öylesine...
Meğer ne de güzelmiş O Gül yüzün...
Ey benim nazlı yarim, sevda çiçeğim, aşk bahçem...
Öyle bakma! O bakışın bir hançer, canım Kudret elinde...
Ne yana dönsem, sadece Sen ! Yalnız Sen !
Mecnûnum, aşkından olmuşum bir divâne...
Bir varmış, Bir yokmuş, evvel zaman içinde, zaman hayal içinde
Hani o vakitler çağırmıştın beni, gönülden sessiz ve gizlice ?..
" Çiçeği dalından kim kopardı, seni BEN'den kim ayırdı ?
Ben Gül'üm, sen bülbül, dön gel yine BEN'im ol ! " diye...
Gelmez miyim Yâr, Belî ! elbette ! elbette !
İşte o gün bir yemin ettim ilâhi aşkımız üstüne...
Sözleştik O Arşın altında BİR'leşmek üzere...
Vakit o vakit, bugün neş'e var, aşk var evimizde...
Düğün dernek kuruldu Gül bahçemizde...
Melekler koşuşuyor bir telaş, pür telaş içinde..
Bir o yana, bir bu yana, hepsi de delicesine...
En güzel ilâhiler söylenirken o yüksek burçlarımda...
Güneş, ay ve yıldızlar raks eder semalarımda...
Bir bir çıkarıp attım o eski elbiselerimi de...
Kuğular gibiyim bembeyaz gelinliğimle...
İnciler taktılar sırma saçımın örgüsüne,
Sürmeler çektiler gözümün kısırdöngüsüne,
Gül suları serptiler aşkınla yanan şu zavallı göğsüme,
Hûriler kan kırmızı bir şerbet verdiler elime,
Taze gül yaprakları da dökülmüş üstüne...
Mikâil tatlı bir meltem estiriyor başımda yine...
Cebrâil hayretten secde etmiş, çok şaşkın bu işe,
Ömründe hiç böyle aşk görmemiş mi ne?!..
İşte duyuyorum defler çalınıyor bir yerlerde,
Sevdiğim sesleniyor,
'' Bir AN'da, ansızın geliver ! '' diye...
Ne duruyorsun İsrâfil, artık şu Sûr'a üfle!
Varsın kıyamet kopsun külliyen alemde, bundan kime ne?
Aşk ile BİR olacağız, kâinat duysun ezelden ebede...
İşiten, gören, bilen herkes dâvetli bu düğüne...
Selâmu aleykum Azrail !
Çok sevindim seni gördüğüme...
Hazırım, gidelim...
Örtün artık şu duvağı yüzüme!
(Allah hepimize böyle bir aşk nasip etsin...)

Alıntı

18 Nisan 2008 Cuma

Bambu Ağacının Düşündürdükleri...

Çin Bambu ağacının yetişmesi, olumlu ısrar için güzel bir örnektir.

Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir:

...Önce ağacın tohumu ekilir,sulanır ve gübrelenir.

Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz.

Tohum yeniden sulanıp gübrelenir.

Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez.

Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir.

Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez.

Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler.

Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.

Akla gelen ilk soru şudur :

Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı Yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?

Bu sorunun cevabı Tabii ki beş yıldır.

Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik?...

Bir başarının şartları her zaman çok basittir.

Bir süre için çalışın, bir süre tahammül edin.

Her zaman inanın,ve hiçbir zaman geri dönmeyin…

9 Nisan 2008 Çarşamba

 
VİSAL - Wordpress Themes is proudly powered by WordPress and themed by Mukkamu Templates Novo Blogger