VİSAL...

Beni zaman kuşatmış, mekan kelepçelemiş;

Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş...

Perde perde veralar, ışık başka, nur başka;

Bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka.

Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci;

Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci?

Yoksa göz, görüyorsun sanmanın öksesi mi?

Fezada dipsiz sükut, duyulmazın sesi mi?

Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, alemlerin Rabbi, sen!

Sana yönelsin diye icad eden kalbi, sen!

Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş!

Azap var mı alemde fikir çilesine eş?

Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum;

Ölen öluyor, bense ölümü yaşıyorum!

Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli?

Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli?

Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır;

Belki de benliğinden kaçabilene hazır.

Hatıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül!!

Alıntı

21 Mart 2008 Cuma

0 Comments:

 
VİSAL - Wordpress Themes is proudly powered by WordPress and themed by Mukkamu Templates Novo Blogger